Yetişkin Eğitimi Okuma-Yazma Faaliyetleri

Tarihçe

YENİ HARFLERİN KABULÜNDEN SONRA YETİŞKİN OKUMA YAZMA FAALİYETLERİ

Millet Mektepleri ve Okuma-Yazma Seferberliği

Kasım 1928’de gerçekleştirilen harf devriminden sonra yeni harflerle okuma-yazma öğretmek amacıyla Halk Mektepleri, Halk Dershaneleri ve Gece kursları “Millet Mektepleri”ne dönüştürülmüş, ilk ve en büyük okuma-yazma seferberliği başlatılmıştır. Bu seferberlikte bütün öğretmenlerle birlikte aydınlar da seferber olmuştur. Millet Mekteplerinin amacı; Türk halkını okur-yazar hale getirmek, ona yaşam ve geçimini gerektirdiği temel bilgi ve becerileri kazandırmaktı. Toplumsal gelişmede önemli rolleri üstlenen ve görevleri yerine getiren Millet Mekteplerinin genel başkanı ve başöğretmeni Atatürk’tü.

 11-05-2016

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, yeni Türk harflerini halka bizzat öğretirken; Kayseri (20 Eylül 1928)

1929 yılında Millet Mektepleri Kanununun kabul edilmesiyle okulların yanı sıra tüm devlet kurumlarında, köylerde, kahvehanelerde, hapishanelerde Millet Mektepleri açılmış ve 16-45 yaşları arasındaki tüm yurttaşların okuma-yazma kurslarına katılması zorunlu kılınmıştır.

Okuma-yazma kursları; ilkokul olan yerlerde bu okullarda açılmış, okul bulunmayan yerlerde birer ay süreli gezici kurslar düzenlenmiştir.

 11-05-2016

Cumhurbaşkanı Atatürk, Sivas Lisesinde geometri dersini verirken

Millet Mektepleri A ve B dershanelerinden olmak üzere birbirini izleyen iki düzeyden oluşmuştur. A dershaneleri okuma-yazma bilmeyenlere okuma-yazma öğretmiş, B Dershaneleri ise yurttaşlık hak ve ödevleri ile temel yaşam becerileri kazandırmıştır.

A ve B dershanelerinde öğretim dört ay süreli idi. Öğretim haftada altı saattir. Kadınların öğretimi genellikle gündüz, erkeklerinki ise akşamları yapılırdı.

A dershanelerinde 1928-1929 döneminde öğretmen, kitap, bina, araç, gereç yokluğuna rağmen 199.534’ü kadın, 397.476’sı erkek olmak üzere toplam 597.010 yetişkine okuma-yazma öğretilmiştir.

Her türlü yokluğa rağmen bir yıl gibi bir sürede yaklaşık 600.000 yetişkine okuma-yazma öğretilmesi eğitim tarihimizde örnek teşkil edecek bir olaydır.

Millet Mekteplerinde ilkokul öğretmenleri ile okur-yazar olanlar ve memurlar da görev yapmışlardır.

 11-05-2016

1930 yılına ait bir mezuniyet belgesi

1930 yılında yurttaşların öğrendiklerini unutmamaları ve okuma alışkanlıklarını sürdürmeleri amacıyla “Halk Okuma Odaları” açılmaya başlanmıştır. Okuma Odalarının sayısı 1936’da 500’e kadar yükselmiştir. Ancak daha sonraki yıllarda bu konuya gereken önem verilmemiş ve sayılarında düşme olmuştur.

Millet Mektepleri 1930’dan sonra okuma-yazma kursları 1953’ten sonra ise “Halk Dershaneleri” olarak adlandırılmıştır.

Halk Dershaneleri A, B ve C dershaneleri olmak üzere üç düzeyde program uygulamışlardır. A dershaneleri temel okuma yazma ve aritmetik bilgileri kazandırmak, B dershaneleri bu becerileri geliştirmek, C dershaneleri ise katılanları ilkokul bitirme sınavlarına hazırlamak amacı ile birbirlerini izleyen yaygın eğitim kurumları idiler.

1932 yılında, devrimleri yaymak kökleştirmek ve halkı toplumsal ve kültürel yönden geliştirmek amacıyla Atatürk’ün ve Cumhuriyet Halk Partisinin önderliğinde “Halkevleri” kurulmuştur. 1911’den beri benzer amaçlarla hizmet veren Türk Ocakları yerine kurulmuş olan Halkevleri 1800 okuma-yazma kursu açmış ve 60.000 civarında yetişkinin okur-yazar olmasını sağlamıştır.

1928’den 1959 yılına kadar Millet Mektepleri ve Halk Dershaneleri aracılığıyla okuma-yazma alanında 97.317 kurs açılmış ve bu kurslarda 1.867.920 kişi eğitim almıştır.

Bir taraftan ilköğretimi yaygınlaştırma diğer taraftan yetişkinlere okuma-yazma çabaları ile 1927’de %11 olan okur-yazarlık oranı 1935’de % 20,4’e 1950’de % 33,6’ya, 1960’ta ise %39,5’e çıkarılmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri Okuma-Yazma Çalışmaları

1928´den günümüze Türk Ordusu genç Türk erkeklerine, askerlik hizmetleri içinde okuma-yazma öğretme, temel bilgiler kazandırma ve bir bölümüne de meslek verme konularında bir "Halk Okulu" olarak görev yapmıştır. Özellikle; bütün bu eğitim etkinlikleri içinde okuma-yazma ve temel bilgi eğitimi Türk Ordusunun geleneksel işlevi olarak süregelmiştir.

1937 yılında, Atatürk´ün önerisi ile askerliklerini orduda çavuş ya da onbaşı olarak tamamlayan gençlerden köy öğretmeni olarak yararlanma yolu seçilmiştir. Köylüye okuma-yazma öğretmek ve tarım alanında rehberlik yapmak görevleri vardı. O dönemde yapılan araştırmalar olumlu sonuçlar verince eğitmenlik uygulanmasına geçilmiş, 1937´den 1946´ya kadar bu yolla yurdumuza 8.000 öğretmen kazandırılmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye´nin geleceği ile ilgili önemli bir konu olan okuma-yazma konusunda 1958 yılında erlere verilen eğitimin daha düzenli bir şekilde okullarda verilmesini kararlaştırdı. Bu amaçla 1959 yılında Türk Eğitim Tarihine geçen 16 Er Okuma-Yazma Okulu açılmıştır.

Bu seferberlik başlamadan bir yıl önce kullanılacak alfabenin hangi yöntemle yazılacağı konusunda bilimsel deneme çalışmaları yapıldı. Çalışmalar sonucunda cümle yöntemine uygun alfabe kitapları (Türkçe 1,2,3,4), Alıştırma kitapları 1,2 ile bu araçların kullanma tekniklerini anlatan öğretmen kılavuzları 1,2,3 hazırlandı. Ayrıca Yurt ve Yaşama Bilgisi Kitabı ile erlerin okuma isteklerini ve bilgilerini arttırmak için 39 adet yardımcı ders kitabı hazırlandı.

 

Ordu Okuma-Yazma Okullarında eğitim süresi 4 aydı. Haftada 38 saat ders yapılıyordu. Bu okullarda, silah altına alınan ilkokul öğretmenleri (291 sayılı yasaya göre ) uyum eğitiminden sonra öğretmen olarak görev yapıyorlardı. Türk Silahlı kuvvetleri 1959 yılında 16 Er Okuma-Yazma Okulu açtı. Yasal süresi 15 yıl olan bu okullar 1975 yılında kapatıldı.

Halk arasında Ali okulları olarak bilinen bu okullar 41 üniteden oluşuyordu. Her ünitede 16 derslik bulunan bir bina ile aynı zamanda konferans salonu olarak da kullanılan bir yemekhane bulunuyordu. Her ünitenin bir kitaplığı vardı. Derslikler 26 kişilikti toplam kapasite 17.056 kişi idi. Kapasite 23.000’e kadar çıkarılabiliyordu. Bu okullarda 532.266 er eğitim görmüştür.

UNESCO, Türk Silahlı Kuvvetleri okuma-yazma çalışmalarını dünyanın en düzenli ve en başarılı halk eğitimi çalışmaları olarak ilân etmişti.

Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı birliklerde okuma-yazma öğretimi çalışmaları 8 Şubat 2000 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı arasında imzalanan işbirliği protokolü ile tüm birliklerde devam etmektedir.

Fonksiyonel Okuma-Yazma Çalışmaları

Okumaz-yazmazlığın ortadan kaldırılması konusunda UNESCO tarafından Tahran’da düzenlenmiş olan konferansın sonuçlarına göre dünyanın değişik ülkelerinde denenmesine karar verilen fonksiyonel (işlevsel) okuma-yazma programları ülkemizde de denenmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığının yönetiminde Fonksiyonel Okuma-Yazma (FOYSEP) adlı bir proje geliştirildi. Proje ekibinde Millî Eğitim Bakanlığı Yönetiminde, Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Dünya Eğitim Teşkilâtından temsilcilerin katıldığı bir proje ekibi oluşturuldu.

Dünya Eğitim Teşkilâtı ve ABD tarafından sağlanan destekle 1971-1973 yılları arasında 20 ay süreli bir pilot proje uygulanmış; Ankara, Kars, Mardin, Muğla ve Sinop İllerinde 50 okuma-yazma kursunda 1000 kadar yetişkine işlevsel okuma-yazma öğretimi uygulanarak sonuçların değerlendirilmesi ön görülmüştür. Uygulamada bu beş ilde 28 sınıf açılarak 572 kayıt olmuştur.

Fonksiyonel Okuma-Yazma Projesi kapsamında Buğday Yetiştirme, Pamuk Yetiştirme, Tütün Yetiştirme, Turfanda Sebze Yetiştirme, Koyun Yetiştirme, Sığır Yetiştirme, Ev Ekonomisi ve Mısır Yetiştirme konularında cümle yöntemine uygun olarak sekiz ayrı alfabe ve bu alfabelerin alıştırma kitapları geliştirildi.

Türkiye’de fonksiyonel (işlevsel) okuma-yazma çalışmaları üç yıl uygulandı. Başarılı sonuçlar alınmakla birlikte bu sonuçların istenen düzeyde olmadığı görülmüştür. Kurslarda % 40 terk oranı ile karşılaşılmıştır.

Fonksiyonel okuma-yazma programlarına gerek dünya da gerekse Türkiye’de pek çok eleştiri yapılmıştır. Bu eleştirilerden en çok dikkat çekeni programların okuma-yazma odaklı olmaktan çok ekonomik bir anlayışa dayandırılarak geliştirilmiş ve uygulanmış olmasıdır.

100. Yıl Okuma-Yazma Seferberliği

Atatürk´ün doğumunun 100. yılını kutlama Millî Komitesi ve Millî Eğitim Bakanlığının kararı ile 23 Mart 1981´de okuma-yazma seferberliği yeniden başlatıldı.

100. Yıl Okuma-Yazma Seferberliği, Millet Mektepleri okuma-yazma seferberliğinden sonra düzenlenmiş geniş kapsamlı ikinci büyük seferberliktir.

1980 Nüfus Sayımı sonuçları Türkiye´de yaklaşık 13 milyon kişinin okuma-yazma bilmediğini göstermiştir. Bir yandan okuma-yazma bilmeyenlerin sayılarının hızla artmasına karşılık diğer yandan Halk Dershaneleri yoluyla okuma-yazma öğretilenlerin sayısının giderek azalması, Türkiye´nin sosyo-ekonomik ve kültürel gelişmesini olumsuz etkilemesi gerekçesiyle 1981 yılında okuma-yazma seferberliği başlatılmıştır.

Bu seferberliğin amacı; okuma-yazma bilmeyen tüm halkı okur-yazar duruma getirmek, ulusal kalkınma hedefi olan endüstrileşmeyi, tarımda modernleşmeyi, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ulusal birlik ve bütünleşmeyi sağlamak halkın demokratik sürece bilinçli bir şekilde katılmasını sağlamaktır. Okuma-yazma seferberliğinde öncelik verilen gruplar şunlardır:

Cinsiyette  : Kadınlar Sektörde  : Tarımda çalışanlar Bölgede  : Gecekondu ve kırsal alanlar  Genelde  :Okuma-yazma bilmeyen tüm nüfus olarak belirlenmiştir.

Okuma-yazma öğretiminde üç yöntem kullanılmıştır.

1- Doğrudan okuma-yazma öğretimi, 2- Fonksiyonel okuma-yazma öğretimi, 3- Televizyonla okuma-yazma öğretimi, Ayrıca bilen bilmeyene öğretsin yöntemi kullanılmıştır.

Yetişkinler için I. kademe okuma-yazma programı (120 saat) ile Yetişkinler için II. kademe Eğitim Deneme Programı (180 saat) bu dönemde geliştirilmiş ve uygulamaya konmuştur. I. kademe programını bitirenlere okur-yazarlık belgesi, II. kademe programını başarı ile bitirenlere Yetişkinler Eğitimi İlkokul Bitirme Diploması verilmiştir.

Okuma-yazma seferberliğinin başarılı olabilmesi için kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve gönüllü kuruluşların katılımını sağlamak amacıyla Millî Eğitim Bakanlığının eşgüdümünde "Okuma-Yazma Seferberliği Bakanlıklar Arası Koordinasyon Kurulu" oluşturuldu.

1983 tarihinde; 2841 Sayılı Zorunlu Eğitim Çağı Dışında Kalmış Okuma-Yazma Bilmeyen Vatandaşların Okur-Yazar Duruma Getirilmesi ve Bunlara İlkokul Düzeyinde Eğitim Öğretim Yaptırılması Hakkında Kanun yürürlüğe kondu.

Kanunla; Okuma-yazma öğrenme kurslarına (14-44 yaş) devam zorunluluğu ve cezaî hükümler getirildi. Millî Eğitim Bakanlığı ile Kamu ve özel kuruluşların görevleri belirlendi. Kurslara devam için özendirici hükümler getirildi

100.Yıl Okuma-yazma seferberliğinin tanıtılmasına olağan üstü önem verilmiştir ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Türkiye bu konuda başta UNESCO olmak üzere çeşitli uluslararası kuruluşlardan ödüller almıştır. Bunlar:

1- 1981 yılında MANSİYON

2- 1982-1983 yılında TEŞEKKÜR

3- 1984 yılında IRAK OKUMA-YAZMA ÖDÜLÜ (10.000 $) Dolar

4- 1985-1986 yılında TAKDİRNAME 5- 1987 yılında BÜYÜK ÖDÜL

1981 yılından 1989 yılına kadar 194.797 kurs açılmış ve 3.974.979 yetişkin, kursları başarı ile bitirmiştir.

8 Eylül 1992 Okuma -Yazma Seferberliği

1990 nüfus sayımı sonuçları; 6 ve yukarı yaştaki nüfusun kadınlarda %28, erkeklerde %12´sinin çalışabilir nüfusun ise (14-44 yaş) kadınlarda %18, erkeklerde %4´ünün okuma-yazma bilmediği gerçeğini ortaya koymuştur. Okur-yazarlık oranını %100´e çıkarma hedefi doğrultusunda yeni atılımlara ihtiyaç vardı. Okur-yazarlık oranı %90´ın altında olan 39 ilin İl Millî Eğitim Müdürleri ve Halk Eğitimi Başkanlarının katılımı ile 7-8 Eylül 1992´de düzenlenecek seferberliğin yönetimi ile ilgili bir toplantı yapılmış ve Dünya Okuma-Yazma Günü olan 8 Eylül 1992´de okuma-yazma seferberliği başlatılmıştır. Seferberliğe resmi kuruluşların yanında hükümet dışı kuruluşlar ile uluslar arası kuruluşlar da destek vermişlerdir.

8 Eylül 1992 tarihinden itibaren UNICEF Türkiye Temsilciliği ile Yetişkin Eğitimi Okur-Yazarlık Projesi kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde okumaz-yazmazlığın yüksek olduğu 13 ilde okur-yazarlığı yaygınlaştırma çalışmaları yapılmıştır. UNICEF, materyal üretimi ve çoğaltımı, araştırma-geliştirme konularında finansman desteği sağlamıştır.

Yaygın Eğitim Enstitüsünde kurulan iki ayrı komisyon tarafından; Yetişkinler için Okuma-Yazma Öğretimi ve I. Kademe Eğitimi Programı esas alınarak cümle yöntemine uygun olarak Yetişkinler Okuma Kitabı, Yetişkinler Alıştırma kitabı ve Yetişkinler Öğretmen Kılavuzu, Herkes İçin Okuma Kitabı, Herkes için Alıştırma Kitabı ve Herkes için Öğretmen Kılavuzu ile okuma –yazma öğrenenlerin okuma becerilerini geliştirmeleri için Çalışkan Aile, Temiz Aile ve Güzel Çevre, Tutumlu Aile, Akıllı Aile ve Sağlıklı Çocuklar konularında beş ayrı kitapçık hazırlanmıştır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Sosyal Gelişmeyi ve İstihdamı Destekleme Projesi:

Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki 25 ilimizde sosyal ve ekonomik bakımdan gelişme ihtiyacı içinde bulunan, öncelikle genç kız ve kadınlar olmak üzere yetişkin nüfusun tamamının ihtiyaçlarını belirlemek, bu ihtiyaçlar kapsamında eksik olan eğitimlerini tamamlayabilmelerine imkân sağlamak amacıyla Ekim 2000 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Sosyal Gelişmeyi ve İstihdamı Destekleme Projesi hazırlanmış ve uygulamaya konulmuş olup, Proje Eylül 2001 tarihinde sona ermiştir. Proje kapsamında açılan okuma-yazma kurslarında 64.812 kadın, 86.401 erkek olmak üzere toplam 151.213 yetişkinimiz eğitimden geçirilmiştir.

Ulusal Eğitime Destek Kampanyası

Bakanlığımızın başta okuma-yazma çalışmaları olmak üzere diğer eğitim faaliyetlerini desteklemek, kapsamını genişletmek ve daha geniş kitlelere ulaşmak amacıyla sekizinci seferberlik olan Ulusal Eğitime Destek Kampanyası başlatılmıştır.8 Eylül 2001 tarihinde ülke genelinde, bütün yerleşim birimlerinde düzenlenen törenlerle ilk adımı atılan Ulusal Eğitime Destek Kampanyası büyük bir coşku ve heyecan yaratmıştır.

Bu kampanyanın temel amacı;

Bakanlığımız dışında diğer kamu kuruluşları, özel ve özerk kuruluşlar, gönüllü kuruluşlar, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve gönüllü bireylerin katkısı ve katılımlarıyla okuma-yazma bilmeyen yurttaşların eksik eğitimlerini tamamlamak ve temel eğitim düzeyinde eğitim görmelerine olanak sağlamak, gelir getirici beceri ve meslek kazanmalarını sağlamak, zorunlu eğitim çağında olup okul dışında kalan çocukların okula kazandırılmalarını sağlamaktır.

Ulusal Eğitime Destek Kampanyasının başladığı 8 Eylül 2001 tarihinden 8 Eylül 2007 tarihine kadar ülke genelinde 1.458.666 vatandaşımız okuma-yazma kurslarında, 3.846.659 vatandaşımız gelir getirici beceri ve meslek kurslarında, 3.244.222 vatandaşımız sosyal ve kültürel beceriler kazandırma kurslarında eğitim görmüştür. Toplam 8.549.547 vatandaşımız bu kurslarda eğitim almışlardır.

11-05-2016Ana Kız Okuldayız Kampanyası

Ülkemizde, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2008 yılı verilerine göre 3.896.716’sı kadın, 966.698’i erkek olmak üzere; toplam 4.863.414 kişi okuma yazma bilmemektedir.

Bu kapsamda; yetişkinlere, okumaz yazmazlık sorunun çözümüne yönelik 2008 ile 2012 yılları arasında Ana Kız Okuldayız Kampanyası düzenlenmiştir.

Kampanya kapsamında; gerekli düzenlemeler yapılmıştır olup kampanya başlangıcında Halk Eğitimi Merkezlerinin görevlendirdiği eğiticiler vasıtasıyla okuma yazma bilmeyenlerin tespiti için alan taramaları yapılmıştır. Okuma yazma bilmeyen bir vatandaşımız için bile okuma yazma kursu açabilme imkânı sağlanmıştır.

Kampanya ile ilgili farkındalık temini için çeşitli kitle iletişim araçları ile afiş ve billboardlarla kapsamlı reklam ve tanıtımı çalışmaları yapılmış ve hazırlık çalışmaları yürütülmüştür.

Yerel düzeyde Yürütme Kurulları oluşturularak yetişkinlerin okuma yazma kurslarına katılma engelini kaldırmak, katılımlarını sağlamak amacıyla rehberlik ve araştırma merkezleri ile ortak çalışmalar yürütmesi sağlanmıştır. Ayrıca; kampanyada kurslara katılan vatandaşlara ve öğreticilere dağıtılan kitapların ücretsiz olarak basımı ve dağıtımının sağlanmıştır. Kampanya süresince kursiyerlerle ilgili tüm işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilebilmesine yönelik olarak HEM Otomasyon Sistemi üzerinde gerekli düzenlemeler gerçekleştirilmiş. Bu sayede, kursiyerlerle ilgili sağlıklı bir veri tabanı da oluşturulmuştur.

Otomasyon Sistemi üzerinden alınan veriler doğrultusunda yapılan izleme ve değerlendirmenin yanı sıra, okumaz-yazmazlık sorununa yönelik daha detaylı bilgiler elde etmek amacıyla 4’er aylık dönemler halinde hazırlanan rapor sonuçlarına göre kampanyanın gidişatının ve sorunların çözümüne yönelik önlemler geliştirilmiştir.

Kampanya 8 Eylül 2012 tarihinde resmî olarak sonuçlanmış olup kampanya süresince ülke genelinde 1. Kademe Okuma Yazma-Kursunu bitiren ve başarılı olan 1.832.617 yetişkin kursiyere 1. Kademe Okuma Yazma Sertifikası verilmiştir.  Ayrıca, ülke genelinde 2. Kademe Okuma-Yazma Kursunu bitiren 307.364 kursiyere de 2. Kademe Eğitim Başarı Belgesi verilmiştir.

Kampanyanın kamu spotunu izlemek için 
http://basinmus.meb.gov.trlinkine tıklayınız.

 

Günümüzde Yetişkin Okuma Yazma Faaliyetleri

2013 yılında 48.459 I. Kademe okuma yazma kursu açılmış olup, 81.490 kursiyere okuma yazma belgesi verilmiştir. (Kadın:62.137 Erkek: 19.353) Yine aynı yıl açılan 2558 II. Kademe okuma yazma kursunda 28.597 kursiyere belge verilmiştir. (Kadın:18.021 Erkek: 10.576) I ve II. Kademe toplam kursiyer sayısı 110.087 kişidir.

Yetişkinlere yönelik yapılan okuma yazma çalışmaları sonrasında 2008 yılında 15 yaş üstü vatandaşlarımız arasında okuma yazma bilmeyenlerin çağ nüfusuna oranı  % 9 iken bu oran 2013 yılı sonu itibarıyla % 4,6’ ya gerilemiştir.

Tablo-1 incelendiğinde Türkiye İstatistik Kurumu’nun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemindeki 2014 yılı verilerine göre ülkemizdeki yaşayan 15 yaş üstündeki 58.384.240 vatandaşın 2.622.084 kişisi (% 4,49) halen okuma-yazma bilmiyor. Ayrıca, Okuma-yazma durumu bilinmeyenlerin sayısının 887.013 kişi olduğu görülmektedir. Okuma yazma bilmeyenlerin oranı erkeklerde % 1,48 iken (430.782 kişi), kadınlarda ise % 7,48’dir (2.191.302 kişi). Ülkemizde okuma yazma bilmeyenlerin % 83.57’sini kadınlar oluşturmaktadır.2015 yılında da bütün Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerimizde okuma yazma faaliyetleri devam etmekte olup, okuma yazma kursları açılırken kursiyer sayısı şartı aranmamaktadır. 

 

l

Bilme Durumu

Toplam

Yüzde

Erkek

Yüzde

Kadın

Yüzde



2014

Okuma Yazma Bilmeyen

2.622.084

4,49

430.782

1,48

2.191.302

7,48

Okuma Yazma Bilen

54.875.143

93,99

28.226.604

97,02

26.648.539

90,98

Bilinmeyen

887.013

1,52

434.805

1,49

452.208

1,54

Toplam

58.384.240

100

29.092.191

100

29.292.049

100



2015

Okuma Yazma Bilmeyen

2.583.951

4.36

417.064

1.41

2.166.887

7.29

Okuma Yazma Bilen

56.161.148

94,71

28.863.360

97,66

27.297.788

91,78

Bilinmeyen

554.580

0,94

275.315

0,93

279.265

0,94

Toplam

59.299.679

100

29.555.739

100

29.743.940

100


2015 yılı verilerine göre ise, ülkemizdeki yaşayan 15 yaş üstündeki 59.299.679 vatandaşın 2.583.951 kişisi (% 4,36) halen okuma-yazma bilmediği görülmektedir. Ayrıca, Okuma-yazma durumu bilinmeyenlerin sayısının 554.580 kişi olduğu görülmektedir. Okuma yazma bilmeyenlerin oranı erkeklerde % 1,41 iken (417.064 kişi), kadınlarda ise % 7,29’dur (2.166.887 kişi). Ülkemizde okuma yazma bilmeyenlerin % 83,86’sını kadınlar oluşturmaktadır.

2015-2016 Eğitim Öğretim yılında da bütün halkeğitim merkezi müdürlüklerimizde okuma yazma faaliyetleri devam etmekte olup, okuma yazma kursları açılırken kursiyer sayısı şartı aranmamaktadır. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal, Kültürel Eğitimler ve Faaliyetler Daire Başkanlığı bünyesinde "Yetişkin Eğitimi Okuma Yazma Faaliyetleri Birimi" ülke genelindeki çalışmaları koordine etmekte, istek ve ihtiyaçlara cevap vermektedir.

Bu içerik toplam 1645 kez görüntülenmiştir.
Portal içerikleri bugün 2.365 kez görüntülendi, 01.01.2018 tarihinden itibaren 228.580 tekil ziyaretçi tarafından ziyaret edildi.